duvardaki bir posterle iklimi öğrenmek, okulun kendi çevresini izleyen bir çalışma yürütmekle aynı şey değil. bir okulun yağış, sıcaklık, su tüketimi ya da gölge alan gibi kendi çevresine ait gözlemleri düzenli tutması, öğrencinin iklimi yalnızca uzak bir felaket başlığı olarak değil, değişen bir çevrenin kaydı olarak okumasını sağlar. fakat ölçüm yapılırken sınıf, verinin nasıl oluştuğunu öğrenir: termometrenin nerede durduğu, hangi günlerin kayda girdiği, cihaz bozulduğunda boşluğun nasıl işaretlendiği bilinmezse tablo fazla uslu görünür. arka sıradaki öğrenci bazen grafiğin en yüksek noktasından önce, o gün neden ölçüm yapılmadığını fark eder.
bu tür çalışma yalnız fen bilgisi saatine sığmaz. coğrafya veriyi haritaya taşır, matematik değişimi karşılaştırır, dil dersi belirsizliği abartmadan anlatır; okul yönetimi de kayıtların kimde kaldığını ve yıllar sonra yeniden açılıp açılamadığını belirler. sınıfta bir kez yapılan iklim haftası gösterisi alkış alabilir, ama sonraki yıl dosya bulunamıyorsa öğrenme zil sesiyle birlikte dağılır.