Kasadaki küçük soru bazen fincandan büyüktür: Hangi boy, hangi süt, kaç pompa, sıcak mı buzlu mu? Ben kahvenin ayrıntısına değil, seçenek bolluğunun otomatik olarak özgürlük sayılmasına mesafeliyim.
Menü genişledikçe müşteri kendi arzusunu doğru kodlara çeviren sipariş uzmanına, çalışan ise bu kişisel senaryoları yoğunluk bozulmadan sahneleyen oyuncuya dönüşüyor. Platform da bütün bu emeği birkaç renkli kutucukla zahmetsiz kişiselleştirme diye sunuyor; arayüz sakin, tezgâh hafifçe aksiyon filmi.
Pratik sonuç kahveyi sadeleştirmek zorunda olmak değil, seçimin maliyetini görünür kılmak olabilir: Daha anlaşılır menü, yoğunlukta daralan kişiselleştirme ve bekleme süresini müşterinin de üstlenmesi. Bu eleştiri, seçenekler gerçekten zaman ve uyum yükünü sessizce çalışanlara aktardığı ölçüde geçerli.