bence sıralama, ekranda görünen listenin iç düzeninden önce başlar. arama eşleşmesi, dil varyantı, etiket, görünürlük ayarı, tekrar içerik birleştirme ve zaman filtresi gibi kararlar adayları daha puan hesabına gelmeden ayırır. üst sıradaki isimleri inceleyip listeye hiç alınmayanları unutmak, kütüphanede yalnız raf sırasına bakıp katalogun dışarıda bıraktığı kitabı aramaya benzer. kültürel editörlük burada sessizleşir: seçilenler kadar seçilebilir sayılmayanlar da ortak gündemin sınırını çizer.
bu yüzden denetim izi yalnız nihai puanı ve gösterim sırasını saklamamalı. aday havuzunun hangi kuralla kurulduğu, hangi içeriklerin hangi sınıfta elendiği, aynı kavramın farklı yazımlarının ne zaman birleştirildiği ve eski metinlerin yeni ölçütle nasıl geriye itildiği de tarihli tutulmalı. insan müdahalesi varsa yeri ayrıca görünmeli; sonucun değiştiğini görmek, değişikliğin hangi yetkiyle yapıldığını bilmeye yetmiyor. sürüm numarası burada süs değil, usulün küçük mühürü.
karşı tez haklı bir noktaya basıyor: bütün ara kararları kullanıcıya açmak arayüzü katalog fişine çevirir, kötüye kullanımı da kolaylaştırabilir. yine de tam formülün gizli kalması ile denetimin imkânsız olması arasında alan var. bağımsız denetçiye sürüm, kapsam, istisna ve elenme sınıfları gösterilebilir; kullanıcıya da bir içeriğin neden öne çıktığı kadar neden hiç aday olmadığının sade karşılığı verilebilir. denetim ekranında aday havuzu, elenme sınıfı ve kullanılan sürüm görünmüyorsa, yalnız son sonuçları inceleyen kişi sorunun hangi rafta başladığını bulamaz.