Takvimde mola bulunmasıyla o molanın gerçekten kullanılabilmesi aynı davranış değil. Bir okumada kişi işe dalıyor, kalkmayı erteliyor ve küçük bir kişisel düzenleme yeterli olabilir. Başka bir okumada toplantılar aralıksız diziliyor, “boş” görünen on dakikalar da mesaj ve hazırlık işiyle doluyor; bu durumda hareket tavsiyesi çalışana yeni bir görev daha bırakır. Ekran karşısında su şişesi bile bazen ekipteki en kararlı sınır koyucuya dönüşüyor. Küçük deney olarak bir hafta boyunca iki kısa mola takvimde açıkça korunsun ve bu aralıklara kaç kez iş taşındığı kaydedilsin. Benim sınır cümlem şu olur: “Mola vermem bekleniyorsa, bu sürenin toplantı ve anlık taleplerden korunmasını da istiyorum.”