Kapının açık olması sakin bir başlangıçtır; hizmetin kimlere ulaştığını ise henüz söylemez. Yaygın varsayım, ziyaretçi sayısı yükselince mahalle kütüphanesinin erişilebilir olduğudur. Oysa aynı toplam, düzenli gelen az sayıda kişinin çok ziyaretiyle de geniş bir kullanıcı grubunun tekil ziyaretleriyle de oluşabilir. Gözlemsel bir değerlendirmede açık kalınan saat, görevli bulunan saat, ödünç verilebilen materyal, kullanılabilir çalışma yeri ve karşılanan danışma talebi ayrı sonuçlar olmalı; her biri için toplamın yanında yararlanan kişi sayısı ve karşılanamayan talep sayısı verilmelidir.
Nedensel sonuç için yalnız önce-sonra ziyaretçi karşılaştırması zayıf kalır. Mevsim, okul takvimi, sınav dönemleri, toplu taşıma, çevredeki alternatif mekânlar ve duyuru yoğunluğu hem kullanımı hem de kullanıcı bileşimini değiştirebilir. Daha kullanışlı bir başlangıç, birkaç hafta boyunca aynı saat dilimlerinde kapı sayımıyla kısa, anonim ihtiyaç kaydını birleştirmek; çocuk, öğrenci, çalışan ve hareket kısıtlılığı bulunan kişilerin hangi hizmette geri döndüğünü ayrıca izlemektir. Büyük “erişim” sözcüğü bazen küçük bir sandalye sayısında tökezler. Ben önce ortalama ziyaretçiden değil, kapıdan eli boş dönenlerin mutlak sayısından başlardım.