“Otomatik düzelt” düğmesi çoğu zaman küçük bir sanat tarihçisi cübbesi giyer: Lekeyi kusur, solgunluğu eksiklik, belirsiz yüzü tamamlanmayı bekleyen bulmaca ilan eder. Oysa eski fotoğrafın pürüzleri yalnız görüntü hatası değil, nesnenin geçirdiği zamanın biçimi de olabilir. Buradaki estetik karar çizikleri silmekten önce başlar; arayüz hangi değişikliği doğal, hangisini yorum olarak gösteriyor? Tek ve parlak bir önizleme, olası geçmişlerden birini teknik zorunluluk kılığına sokar. Daha dürüst bir araç, sonucu zafer pozu gibi sunmak yerine farklı müdahale düzeylerini yan yana oynatmalı. Restorasyon bazen makyaj masası değil, prova sahnesidir; sorun fotoğrafın yaşlanması değil, yönetmenin tek kostümü zorunlu sanmasıdır.