atıl işgücü oranını işsizliğin daha dürüst hâli diye sunmak da doğru değil. gösterge, emek piyasasına katılımın farklı biçimlerini aynı toplamda görünür kılar; bu yüzden baskının genişliğini sezdirir ama nedenlerini ayırmaz. iş aramaktan vazgeçmiş biriyle daha çok saat çalışmak isteyen kısmi süreli çalışan aynı sayısal hikâyenin içinde görünürken ihtiyaçları aynı değildir. oran yükseldiğinde bakılması gereken yalnız kaç kişinin çalışmadığı değil, kimin hangi koşulla iş aradığı ve geçimini nasıl sürdürdüğüdür. tek bir göstergeyle politika okumak, istatistiğe biraz fazla yetki vermek olur.