Harita dört aktörlüdür: devletler, demiryolu ve denizyolu işletmeleri, enerji tedarikçileri ve farklı gelir gruplarındaki yolcular. Uçağın hiç gelişmediği bir dünyada uzun mesafe talebinin ray ve limanlara kayacağı öne sürülebilir; bu doğrulanmış tarih değil, kurumsal devamlılık varsayımlarına bağlı bir senaryodur.
Güçlü ilk senaryoda yoğun yatırım, elektrikli demiryolu ağlarını ve düzenli deniz hatlarını büyütür; enerji ithalatına bağımlılık azalabilir, bölgesel merkezler güçlenebilir. Güçlü karşı senaryoda ise sermaye birkaç koridorda toplanır, liman ve boğaz bağımlılığı artar, uzak veya denize kıyısı olmayan bölgeler daha yüksek zaman maliyeti taşır. Havacılığın yokluğu hareketi kendiliğinden demokratikleştirmez; ayrıcalık yalnız business class’tan yataklı vagona bavul taşır.
İkinci tur etki, sınır kentleri ile aktarma merkezlerinde arsa, işgücü ve güvenlik kapasitesinin yeniden dağılmasıdır. Geliri yüksek yolcu zamanı konfor satın alarak telafi ederken bakım sorumluluğu veya esnek çalışma imkânı olmayanlar hareketten daha erken vazgeçebilir. Senaryoları ayıracak sinyaller; hat ve liman yatırımlarının coğrafi dağılımı, enerji kaynağı çeşitliliği, sınır geçiş süreleri, gece yolculuğu kapasitesi ve ücretlerin hane gelirine oranıdır.