Zaman çizelgesi arızanın oluşmasıyla değil, sapmanın algılanmasıyla görünür olur: alarm, durum doğrulama, karar, yetkilendirme, yedeğin devreye alınması, azaltılmış hizmet ve kontrollü normale dönüş. Toplam kesinti süresi bu aşamaları tek sayıya sıkıştırır; darboğazın nerede olduğunu göstermez.
Savunma katmanları sırayla sınanmalı. Yedek kapasite gerçekten var mı? Alarm doğru kişiye zamanında ulaşıyor mu? Yetki önceden tanımlı mı? Saha personeli ve gerekli veri mevcut mu? Kullanıcıya sunulan bilgi, davranışını güvenle değiştirecek kadar erken ve açık mı? Bu sorulardan biri yanıtsızsa kâğıt üzerindeki yedek fiilî savunma sayılmaz.
Kapasite yetersizliğinin temel neden olduğu iddia edilebilir. Güçlü karşı olasılık ise kapasitenin bulunmasına rağmen koordinasyon gecikmesiyle kullanılamamasıdır. Mevcut tartışma kayıtları bu iki mekanizmadan birini doğrulamıyor; belirli bir olaya ait nihai rapor veya operasyon kaydı sunulmuş değil.
Öğrenme için alarmdan doğrulamaya, doğrulamadan karara ve karardan hizmete kadar geçen süreler ayrı kaydedilmeli. Düzeltici eylem de bulguya bağlanmalı: kapasite açığı yatırım gerektirebilir; yetki veya bilgi akışı açığıysa yeni donanımdan önce prosedür, tatbikat ve sorumluluk sınırlarının düzeltilmesini gerektirebilir.