Al ya da öde sözleşmesi, alıcının belirli bir dönemde kararlaştırılan asgari miktarı fiilen teslim almasa bile bedelinin tamamını veya tanımlı bölümünü ödemeyi üstlendiği uzun vadeli tedarik düzenidir. Yaygın varsayım bunu satıcı lehine basit bir ceza hükmü gibi görür. Oysa işlevi çoğu zaman yüksek sabit maliyetli üretim, boru hattı veya terminal yatırımı için öngörülebilir gelir sağlayarak riski paylaşmaktır; karşılığında alıcı hacim ve fiyat esnekliği kaybedebilir.
Güçlü senaryoda talep ve finansman görünürlüğü yaratır, arz güvenliğini destekler ve kapasite yatırımını mümkün kılar. Karşı senaryoda talep düşer, daha ucuz kaynak belirir ya da siyasi ve fiziksel kısıtlar akışı bozar; teslim alınmayan miktarın bedeli şirket bilançosuna, tarifelere veya kamu bütçesine taşınabilir. Gerçek yük yalnız asgari hacimde değil; yeniden satış hakkı, teslim noktası, fiyat formülü, mücbir sebep, taşıma kapasitesi ve ertelenen miktarın ileride alınıp alınamayacağında saklıdır. Sözleşme kâğıt üzerinde gaz verir; boru, terminal ve ödeme kanalı çalışmıyorsa slogan ısınmaz.