Ayrıntı arttıkça tasarım her zaman daha okunaklı olmaz. Siluet okunabilirliği, bir karakterin, nesnenin ya da pozun kimliğinin dış konturu üzerinden ayırt edilebilmesidir. Oranlar, duruş, çıkıntılar ve uzuvlar arasındaki negatif boşluk; renk ile dokunun yardımı kesildiğinde tasarımın iskeletini açığa çıkarır.
Her figürü logo gibi birbirinden ayırmak gerekmez; korku, kalabalık veya dönüşüm sahnesi belirsizlikten güç alabilir. Fakat oyuncudan saniyelik tehdit ayrımı bekleyen bir oyun aynı omuz-kol yığınına yalnız farklı kaplamalar giydiriyorsa okunabilirliği sanat yönetmeninin dipnotuna bırakır. Siluet ayrıntının düşmanı değil, ayrıntının seçmesidir; hızlı tanıma gerçekten kuralın parçasıysa.