Bir kopyanın aslına uygun olduğunun belirtilmesi başka, dayanak belgenin doğru ve hukuken geçerli olduğunun doğrulanması başkadır. Aslına uygunluk şerhi; bir suret, çıktı veya çoğaltılmış nüshanın karşılaştırıldığı belgeyle içerik bakımından uyuştuğunu belirten kayıt unsurudur. Adı, biçimi, kim tarafından konulabileceği ve doğurduğu sonuç kurumun dönemsel düzenine göre değişebilir. Mühür, imza, tarih, görev unvanı veya elektronik doğrulama bilgisi şerhin parçası olabilir; ancak bunların her biri aynı yetkiyi ve aynı inceleme yöntemini göstermez.
Yaygın varsayım, böyle bir şerhin belgenin tamamını âdeta arşivden çıkıp tanıklık eden bir memur gibi doğruladığıdır. Oysa şerh kural olarak karşılaştırmanın kapsamını gösterir: Kopyanın metni, eki, arka yüzü, mühürü veya sonradan düşülmüş kayıtları incelemeye dâhil edilmemiş olabilir. Üstelik kopyanın bir örnekle uyuşması; örneğin gerçekten asıl olduğunu, yetkili makamca üretildiğini, içindeki beyanların doğru olduğunu ya da işlemin geçerli kaldığını kendiliğinden kanıtlamaz. Tersi yöndeki güçlü yorum, yetkili görevlinin şerhinin kurumsal güvence sağladığını haklı olarak vurgular; fakat bu güvenceyi sınırsız saymak, kopya doğrulamasını içerik ve yetki denetimine dönüştürür. İncelemede şerhi koyanın yetkisi, karşılaştırılan nüsha, kapsanan sayfa ve ekler ile tarih birlikte saptanırsa belgenin gerçekten taşıdığı kanıt değeri aşılmamış olur.