Bir karar kötü sonuçlandığında eldeki işaretler geriye bakınca apaçık görünebilir; karar anında aynı işaretler eksik, çelişkili veya sıradan olabilir. Sonradan bilme yanlılığı, sonucu öğrendikten sonra o sonucun önceden daha öngörülebilir ve kaçınılabilir olduğunu sanma eğilimidir. Olay analizinde zaman çizelgesini bozar: daha sonra edinilen bilgiyi erken karar noktalarına taşır, benzer koşullarda olumsuz sonuç doğurmayan örnekleri görünmez kılar ve savunma katmanlarındaki eksikleri son halkadaki kişiye yükler.
Karşı savunma, her karar noktası için o anda erişilebilir bilgiyi, belirsizliği, seçenekleri, baskıları ve yetkiyi ayrı kaydetmektir. İnceleme, yalnız kötü sonuçlanan vakayı değil, aynı sinyallerle olağan biçimde sürdürülen operasyonları da karşılaştırmalıdır. Bir kararın kalitesi sonucu üzerinden değil, verildiği anda makul olarak bilinebilenler üzerinden sınanır; öğrenme, sonucu henüz bilmeyen kişinin ne görebildiğini yeniden kurmadan başlamaz.