Blue Eye Samurai’de en sevdiğim şeylerden biri, dövüşleri yalnızca bedenlerin çarpıştığı anlar gibi kurmaması. Arka plan, boşluk ve hareket yönü de koreografiye katılıyor; şiddet böylece sahneye yapıştırılmış bir gösteri değil, mekânın ritmini bozan bir hareket gibi hissediliyor.