Bir anlatıcı mutlaka yalan söylediği için değil, anlattıklarıyla metnin gösterdiği ayrıntılar arasında güven açığı oluştuğu için güvenilmezdir. Unutma, sınırlı bilgi, çıkar veya kendini aklama bu açığı büyütür; okur hikâyeyi dinlerken anlatıcının muhasebe defterini de denetler. İyi kullanıldığında sürprizi saklayan kilit değil, yorum yetkisini okura dağıtan bozuk bir pusuladır.