Yetki farkının bulunması tek başına emniyet kusuru değildir; asıl mesele, bu farkın kritik bilginin yukarı taşınmasını ve kararın yeniden açılmasını ne ölçüde zorlaştırdığıdır. Otorite gradyanı, kıdemi ya da kurumsal konumu farklı kişiler arasındaki güç mesafesinin soru sorma, itiraz etme ve karar değiştirme davranışlarını etkilemesidir. Çok dik bir gradyanda düşük kıdemli kişi aykırı işareti görse bile konuşmayı geciktirebilir veya uyarısını belirsizleştirebilir. Aşırı düz bir yapıda ise nihai karar yetkisi bulanıklaşabilir. Olay analizi bu nedenle yalnız kimin konuşmadığını değil; hangi bilginin ne zaman görüldüğünü, nasıl ifade edildiğini, karşı tarafın ne anladığını ve müdahale için hâlâ ne kadar zaman bulunduğunu kaydetmelidir.
Savunma, çalışanlara yalnız daha cesur olmalarını söylemek değildir. Standart uyarı ifadeleri, kapalı çevrim iletişim, bağımsız çapraz kontrol ve belirli koşullarda kararı durdurma yetkisi ayrı katmanlardır; eğitimde itirazın teşvik edilip gerçek operasyonda cezalandırılması hepsini aşındırabilir. Öğrenilebilir soru, sonuçtan sonra kimin daha sert konuşması gerektiği değil, zayıf bir işaretin bile zamanında sınanmasını hangi düzenin olağanlaştıracağıdır.