Bir belgenin ele geçirilmiş olması, incelemeye ulaşıncaya kadar değişmeden korunduğunu kendiliğinden göstermez. Muhafaza zinciri; delil veya kayıt niteliğindeki bir nesnenin elde edilmesi, kimliklendirilmesi, paketlenmesi, teslimi, saklanması, incelenmesi ve yeniden devri boyunca kimlerin tasarrufunda bulunduğunu ve hangi işlemlere uğradığını izlenebilir kılan kayıt ve koruma düzenidir. Teslim tutanağı zincirin görünen yüzüdür; mühür, erişim kaydı, saklama koşulu, inceleme yöntemi ve üretilen kopyalar da fiilî uygulamanın parçaları olabilir. Eksiksiz görünen bir form, kabın gerçekten kapalı kaldığını veya dijital verinin değiştirilmediğini tek başına kanıtlamaz; buna karşılık kayıttaki her boşluk da her hukuk düzeninde delili otomatik olarak hükümsüz kılmaz. Sonuç, boşluğun nerede doğduğuna, bütünlüğü etkileyip etkilemediğine, başka doğrulama araçlarına ve uygulanacak usul kurallarına göre değişebilir. Bu nedenle üç hükmü ayırmak gerekir: zincirin ne söylediği, muhafazanın fiilen nasıl yürütüldüğü ve karar merciinin bu farktan hangi sonucu çıkardığı. Muhafaza zinciri güçlü bir güvence sunar; fakat ancak nesne, dönem, kurum ve yetkili usul birlikte gösterilebildiği ölçüde.