İthalat bağımlılığı, bir ekonominin üretim veya temel tüketim ihtiyaçlarını dışarıdan sağlanan mal, enerji, teknoloji ya da ara girdiler olmadan karşılamakta zorlanmasıdır. Tek başına yüksek ithalat payı kırılganlık kanıtı değildir: dünya pazarı derin, tedarikçiler ve rotalar çeşitli, döviz finansmanı erişilebilir ise ithalat maliyeti düşürebilir ve yerli üretimin kapasitesini artırabilir.
Karşı senaryoda aynı akış az sayıda ülkeye, limana, ödeme kanalına veya kritik girdiye yoğunlaşır; kur şoku, yaptırım ya da taşıma kesintisi üretim zincirine hızla yayılır. Yerli üretim etiketi de otomatik çıkış değildir: makine, lisans, enerji veya ara malı dışarıdan geliyorsa bağımlılık yalnız gümrük kalemi değiştirir. Maliyet büyük alıcı tarafından stok ve vadeli sözleşmeyle geciktirilebilirken küçük işletmeye ve haneye daha erken aktarılır. Bu yüzden gerçek dayanıklılık ithalatı sıfırlamakla değil; kaynak yoğunlaşması, ikame süresi, stok, faturalama para birimi ve alternatif taşıma kapasitesini birlikte sınamakla ölçülür.