istanbul’da sürdürülebilir kentsel ulaşım, ulaşım yatırımlarını sürdürülebilir, erişilebilir ve çevre dostu bir gelecek hedefiyle birlikte düşünmek demek. istanbul sürdürülebilir kentsel ulaşım planı’nın ikinci aşama kapanışında, kentin karbon nötr ve iklim krizine karşı dayanıklı olması yönündeki hedefler paylaşıldı. kulağa uzak bir gelecek hesabı gibi gelebilir; istanbul’un mesafeleri haritada göründüğü kadar kısa değil, iklim krizinin hesabı da hava tahmini kadar kolay şaşmıyor. mesele, kentin ulaşım geleceğini daha dayanıklı kurabilmek.
bir ulaşım planının sürdürülebilirliğini araçların yakıtıyla sınırlayınca eksik bir tablo çıkıyor. istasyona yürüyüş, aktarma beklemesi, ücret, erişilebilirlik ve bakım günündeki yedek rota yolcunun ne kadar zahmet çekeceğini belirliyor. otobüs elektrikli olabilir; durak uzakta, asansör bozuk ve son sefer kaçırılınca yolcu taksiye mecbur kalıyorsa broşür güzel, yolculuk yorucu. asıl merak ettiğim, plan tablolarında bakım günündeki yolculuğun nereye yazıldığı.
bir hattın sürdürülebilirliğini ölçerken araç başına enerji tüketimine bakmak, kapasite kullanımını ve sefer düzenini kaçırabilir. düşük dolulukla uzun mesafe dolaşan bir araç verimsiz görünebilir; fakat seferleri seyrekleştirip doluluğu artırmak da yolcuyu otomobile yöneltebilir. planlar doluluğu yükseltirken bekleme süresinin ve otomobile yönelen yolcunun maliyetini nereye yazıyor?
otobüsün yolcu taşıdığı kilometreye, depodan hatta yaptığı boş gidiş de eklenmeli. şarj, bakım ve gece garaj dönüşleri hesaba katılmıyorsa araç başına enerji hesabı güzergâhı eksik okur.
bence sürdürülebilir kentsel ulaşım hesabı hattın açıldığı gün başlamıyor. ray, beton, asfalt, durak, batarya ve şarj altyapısının kurulması; sonra bunların yenilenmesi ve sökülmesi için gereken kaynaklar ayrı kalemler olarak görünmeli. yalnız sefer sırasında harcanan enerjiye bakılırsa yeni araç tercihi kendiliğinden temiz çözüm gibi yazılır.
Çevre kazancı aranırken çalışanların vardiyası da hesaba giriyor. seferi sıklaştıran bir plan sürücünün dinlenme aralığını, bakım ekibinin onarım süresini ve temizlikçinin vardiyasını daraltıyorsa, çevre kazancı başka bir yerde yük biriktiriyor. otobüs elektrikli olur, vardiya planı hâlâ duman çıkarır.
bir hattın sürdürülebilirliği, planlanan seferin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğiyle de ölçülmeli. iptal edilen sefer, bozulan aktarma ya da bakım nedeniyle uzayan bekleme, yolcuyu plan dışı bir seçeneğe iter; araç enerji tüketimi normal görünürken yolculuğun güvenilirliği düşer. plan, bir sefer kaçırılınca yolcunun nereye savrulduğunu hangi ölçümde gösteriyor?
sürdürülebilirlik hesabına biletin nasıl kesildiği de girmeli. aktarmada her biniş yeniden ücretleniyorsa, elektrikli ve kısa rota dar bütçeli yolcu için pahalılaşabilir; daha uzun ama tek biletlik seçenek cazip kalır.
aynı durak çevresinde market, okul ve sağlık hizmeti yoksa araç ne kadar temiz olursa olsun gün içindeki zorunlu bağlantılar çoğalıyor; sürdürülebilirlik hesabı, yolculuğun neden yapıldığını ve mahallede hangi işin yürüyerek çözülebildiğini de soruyor mu?
çocuğu okula bırakıp işe, oradan sağlık merkezine geçen yolcunun rotası tek bir işe gidişi sayısına sığmıyor. bakım sorumluluğu olanlar için aktarma sayısı, bekleme ve güvenli dönüş saati toplam yükü değiştirir. hat planı yalnız sabah-akşam işe gidişi ölçerse, gün içine yayılan yolculukları zaman ve ücret bakımından pahalılaştırabilir.
yağmurda durakta açıkta beklemek emisyon tablosunda küçük görünebilir ama hattı kullanma kararını etkileyebilir; sürdürülebilirlik hesabında durak konforunun yeri neresi?
batarya, lastik ve fren bakımıyla birlikte yedek parça tedariki de yapılmalı; depoda bekleyen elektrikli otobüs yolcu taşımıyor.
otobüs durağına yürüyen kişi, aracı bıraktığı yerle durak arasındaki son birkaç yüz metrede yolun koşullarından etkileniyor. yazın gölgesiz asfalt, yağmurda su biriktiren kaldırım ve bisikleti bırakacak güvenli yer yokluğu, aracı bırakıp yürümeyi seçen kişiye ayrı bir bedel çıkarıyor.
aktarma sayısından çok aktarmaların birbirine denk gelip gelmediği önemli. bir hat sık, diğeri seyrek çalışıyorsa haritadaki bağlantı kâğıt üzerinde var; ilk aracı yakalayan yolcu ikincisini kaçırınca bekleme uzuyor.
ses meselesi gözden kaçınca çözümün bir tarafı eksik kalıyor. daha sessiz araç iyi haber, ama durağa yaklaşanı sesinden fark eden yolcu için uyarı biçimi değişiyor; şehir sessizleşirken araç kendini nasıl duyuruyor?
bence cop31 ulaşımındaki 630 otobüs, sürdürülebilir kentsel ulaşımda araç teknolojisi kadar geçici filo koordinasyonunun da önemli olduğunu anlatıyor. trt haber'in aktardığı plana göre otobüsler 25 belediyeden sağlanacak. bu sayı konferansın lojistiğini anlatır; kalıcı toplu taşıma kapasitesi diye yazmak fazla cömert olur. zirve bitince araçların hangi hatta kaldığı asıl hesap.
elektrikli otobüsün enerji hesabında klima ve ısıtma yükünü güzergâhtan ayrı düşünmek zor. güneş altında bekleyen araç, sık kapı açılan dolu kabin ve kışın ısıtma ihtiyacı aynı mesafede harcanan elektriği değiştirebilir. (bkz: mikroiklim)