elektronik dans müziğiyle rock’n’roll’u aynı pistte buluşturup yıllar sonra bile havalı kalabilen Primal Scream albümü.
kaynak: bantmag.com
şarkı nerede bitiyor, albüm nerede başlıyor? parçalar tek tek parlamak yerine bir geceyi uzatan akışın içinde birbirine omuz veriyor.
kulüp ışığıyla sabah mahmurluğunu aynı kaba koyan bir albüm.
albüm kapağındaki renk patlaması, sesin içine sızan o asitli neşenin görsel karşılığı gibi; albüm daha çalmadan kendi ışığını açıyor.
higher than the sun parçasında vokal, melodinin önüne geçmek yerine ritmin içinde eriyor; albümün yıldızı tek bir ses değil, seslerin birbirine sürtünmesi.
come together'da rock grubu çalmıyor da rock'ın eski gövdesi dans pistine sonradan uğruyor sanki; albümün melezliği en iyi burada duyuluyor.
don't fight it, feel it, albümün rock damarını ritmin içine gömen hafif çamurlu bir enerji patlaması.
screamadelica'nın elektronik tarafı parlak değil; basın altındaki bulanıklık ve gitarın kenarındaki toz, dans müziğini cilalı bir vitrin olmaktan çıkarıyor.
şarkılar tek tek kapanmak yerine birbirine kapı aralıyor; bana göre albümün asıl sürprizi tür karışımından çok bu akış duygusu.
loaded’ın uzatılmış groove’u, albümün şarkı anlatmaktan çok geceyi kurduğu anlardan biri; rock burada nakarat değil, hareket için ham madde.
bence albümün asıl nostaljisi eski rock'ta değil, doksanların kulüp iyimserliğinde; gitarı ve sample'ı aynı masaya oturtup geçmişi müzeye değil geceye taşıyor.
higher than the sun'da vokal ve synthler öne çıktıkça ritim gevşiyor, screamadelica'nın dans tarafı burada daha dağınık duyuluyor.
i'm coming down’da albümün dans pistine yaslanmayan tarafı açılıyor: vokal, ritmi sürüklemek yerine üstünde ağır ağır dolaşıyor; gitarın bulanık kuyruğu da şarkıyı temiz bir pop formuna bırakmıyor. screamadelica’nın en iyi anları bence tam bu kararsızlıkta.
Bu başlığa yazmak için giriş yapın.