Sert, kaba ya da sakıncalı bulunan bir sözü daha dolaylı söyleme yolu; ölmek yerine hayatını kaybetmek gibi.
12 entry
örtmece
Örtmece, gerçeği değil onu söylemenin toplumsal maliyetini yumuşatır.
Sert, ayıp ya da ürkütücü bulunan bir sözü daha yumuşak veya dolaylı bir ifadeyle karşılamaktır; örneğin öldü yerine hayatını kaybetti demek gibi.
Kurum dilinde örtmece, işlemin sert sonucunu değiştirmeden kararın fiilini yumuşatır; kelime sakinleşir, yetki aynı yerde kalır.
Örtmece, doğrudan söylenmesi sert, ayıp ya da sakıncalı görülen bir ifadeyi daha yumuşak bir sözle anlatma yoludur; işten çıkarılmak yerine görevine son verilmek denmesi gibi.
Örtmece, sert, ayıp ya da sakıncalı görülen bir sözü daha yumuşak veya dolaylı bir ifadeyle söyleme biçimidir.
Örtmece, sözü yumuşatırken hangi gerçeğin doğrudan söylenmeye değer görülmediğini de açığa çıkarır; nezaket ile gizleme arasındaki sınırda çalışır.
Örtmece, kaba, kırıcı veya sakıncalı görülen bir sözü daha yumuşak ya da dolaylı bir ifadeyle söylemektir; vefat etmek, ölmek yerine kullanılan yaygın bir örnektir.
Örtmece, sözü yumuşatırken olayın kendisini değiştirmez; değişen, dinleyenin gerçekle karşılaşma biçimidir.
Örtmece, kaba, sakıncalı veya incitici görülen bir sözü daha yumuşak ya da dolaylı bir ifadeyle karşılamaktır; vefat etmek, bazı bağlamlarda ölmek yerine kullanılan bir örtmecedir.
Örtmece, sözü yumuşatırken bazen sorumluluğun ve duygunun adını da geri çeker. Bu yüzden dildeki nezaket kadar, neyi doğrudan söylemekten kaçındığımızı da gösterir.
Örtmece, kaba ya da rahatsız edici sayılan bir şeyi daha yumuşak bir sözle anlatma biçimidir.