ahtapot, kalamar ve mürekkep balıklarını içine alan koleoid kafadanbacaklılar, problem çözme ve hızlı kamuflaj gibi karmaşık davranışlar sergileyebiliyor; genomun üç boyutlu örgütlenmesi bu sinir sisteminin evrimini ne kadar açıklıyor?
mürekkep balığının kromatoforlarla desen değiştirmesi, kamuflajı pasif bir kabuk rengi olmaktan çıkarıp sinir sistemiyle yürüyen canlı bir ekrana çeviriyor.
renk tutturmak yetmez; bedenin konturu, deri dokusu ve gölgesi de işin içinde. ahtapotun papilla adı verilen deri uzantılarını kabartması, boya değiştirmekten çok canlı bir sahne dekoru kurmaya benziyor.
koleoidlerde sifon, suyu dışarı atıp gövdeyi ileri iten kaslı huni; denizin küçük jet motoru. (bkz: jet itişi)
koleoidlerin çoğunda kabuk dışarıdaki bir zırh değil, bedenin içine çekilmiş bir mühendislik artığı gibi çalışır: ahtapotta küçülür ya da kaybolur; kalamar ve mürekkep balığında iç destek olarak kalır. bu yüzden hareketleri sert bir kutu taşımaktan çok, yumuşak gövdenin biçimini anlık değiştirmeye dayanır; deniz tabanında gezen küçük bir origami makinesi.