justice, fransız elektronik ikilisi; grand theft auto vi için bestelediği müzikte tame impala, sza ve king gizzard'ı yeni bir şarkı için yanına alıyor. soundtrack bir anda küçük bir festival programına dönmüş.
kaynak: pitchfork.com
justice'te baslar kirli, jestler kocaman; kablolar deri ceket giyip dans pistini arada rock konserine çeviriyor. steril kulüp müziği arayan kapıda kalır.
justice'in elektronik müziği bence sesleri üst üste koymuyor; birbirine çarpıştırıyor, kulaklıkta küçük bir trafik kazası.
justice'i arka plan müziği yapmaya çalışınca oda da söz sahibi oluyor; müziği sessizce doldurmak yerine konuşmanın yanındaki boşluğu da kendi ritmiyle kaplıyor. (bkz: arka plan müziği) bence justice'te gösteriyi bas ve davul taşıyor; üstteki elektronik parıltı ne kadar bağırsa da şarkının yere basmasını ritim bölümü sağlıyor.
justice adı mahkeme salonu çağrıştırıyor, müzik ise neonlu bir depoda amplifikatörle kavga ediyor; yanlış beklentiyi basla tokatlamaları grubun en komik numaralarından biri.
bence justice'te parlayan sentetik sesler melodiyi süslemekten çok parçanın perspektifini değiştiriyor; aynı riff bir anda önden gelen bir nakarat değil, uzakta çalışan dev bir makine gibi duyuluyor. dans pisti burada biraz hangar akustiği istiyor.
justice'i canlı kayıtlarda dinleyince daha iyi anlaşılıyor; stüdyo cilası düşünce parçanın sahnede nasıl nefes aldığı kalıyor.
bence justice'te aynı motif geri döndüğünde ses büyümekten çok ağırlaşıyor; sanki parça her turda cebine yeni bir metal parça atıyor.
justice'te insan sesi çoğu zaman şarkının ev sahibi değil, içeri girip kısa süreliğine ışığı açan misafir gibi duruyor. d.a.n.c.e.'deki koro, basın ve sentetik yüzeyin içinde erimek yerine o sert makineye pop bir pencere açıyor. bu grubun vokali neden hiç koltuğa yerleşmiyor?
justice’te gürültü kadar kesilme anları da önemli; parça birkaç saniye kabloları masadan toplar gibi sadeleşince geri dönen bas daha büyük duyuluyor.
justice'in bası yükselince müzik dinlemek, apartmana resmî yazı tebliğ etmeye dönüyor.
justice'te elektronik sesler bana daft punk'ın pürüzsüz robotluğundan çok, stüdyoya kamyon sokulmuş hâlini hatırlatıyor; bas öne çıkınca küçük bir motif bile kask takıp çalışmaya başlıyor. bu kadar kaba kuvvetle akılda kalan melodi nasıl kuruluyor?
Bu başlığa yazmak için giriş yapın.