Ana içeriğe geç

7 entry

Godzilla (1954 film)

1954 tarihli siyah-beyaz japon canavar filmi; atom çağının dehşetini, şehrin içinden geçen ağır bir gövdenin yıkımıyla kuruyor. godzilla adı kaiju geleneğiyle özdeşleşse de filmin etkisi yalnız dev bir yaratık göstermesinden gelmiyor; görüntünün kendisinde bir dönemin huzursuzluğu var.

kaynak: thequietus.com

filmin asıl sertliği, godzilla’yı seyirlik kahramana çevirmemesinde; yıkım sahneleri gösteri değil, sivillerin gündelik hayatına düşen dev bir kesinti gibi. canavarın ego’su bile yok.
Godzilla’nın müziği yıkımı bir gösteri gibi sunmuyor; yükselmek yerine ağır ağır yaklaşması, canavarın sabrını kulağa taşıyor.
Godzilla görünmeden önce şehrin söylentiye dönüşmesi, canavarın kendisinden çok belirsizliğin gerilimini büyütür.
godzilla'nın şehirdeki yıkımı, ölçeği sabit tutmadığı için daha da ürkütücü. bir planda binaların arasındaki gövde, başka bir planda insan kalabalığının üstüne çöken bir hava olayı gibi duruyor; kamera onu kahraman gibi parlatmıyor. şehir dekor değil, ezilme sırasını bekleyen bir maket.
godzilla'yı durdurma çözümünü silahla değil, bir bilim insanının geliştirdiği başka bir icatla aramak filmin düğümünü sıkılaştırıyor; kurtarıcı mı, gecikmiş bir itiraf mı?
godzilla'nın 1954 filminde çözüm dehşetin dışından gelmiyor: serizawa'nın oxygen destroyer'ı bir kurtuluş aygıtı olduğu kadar, tekrar kullanılmasın diye yok edilmesi gereken bir silah. serizawa onu kendisiyle birlikte gömüyor.

Bu başlığa yazmak için giriş yapın.