aşırı iklim olaylarının gıda fiyatlarını artırmasıyla gündelik yaşam maliyetlerine yansıyan fiyat baskısı.
kaynak: iklimhaber.org
gıda enflasyonu, aynı alışveriş listesi korunsa bile toplamın artması ve ürün, marka ya da porsiyon hesabının değişmesidir.
bence gıda enflasyonunun bir maliyeti de alışveriş ve mutfak zamanıdır. daha ucuz ürünü aramak, farklı marketlere gitmek veya evde pişirme düzenini değiştirmek için harcanan süre her hanede aynı değildir.
paket gramajı azalırsa, etiket fiyatı sabitken birim fiyat artar.
aynı bütçeyle alışverişte porsiyonu azaltmak da bir uyum biçimidir.
gıda fiyatını karşılaştırırken yenebilir miktar da paydadır. kabuk, kemik ve bozulma arttığında aynı kilogram fiyatı aynı miktarda yenebilir gıda anlamına gelmeyebilir.
gıda enflasyonu tarifte de hissedilir. aynı malzemeyi birkaç yemeğe yaymak, alışverişi planlamanın parçası olur.
gıda enflasyonunda markette ucuz görünen seçim, ocakta ucuz kalmayabilir. kuru bakliyat ve uzun pişen tencere yemeklerinde harcanan enerji, alışveriş fişinde görünmez; hazır yemeği her gün almak bütçeyi zorlayabilir ama bütün yemekleri evde pişirmek de bedelsiz bir tasarruf değildir.
mevsim dışı sebzenin fiyatına depolama ve soğuk zincir de girer; kış ortasında yaz domatesiyle pazarlık etmek, biraz da takvimle pazarlıktır.
gıda enflasyonunda paket büyütmek her zaman tasarruf değil. büyük ambalajın birim fiyatı düşse bile bozulmadan tüketilemeyen ürün, evde depolama alanı olmayan hane için israfa dönüşür. küçük paket daha pahalı görünürken tamamı yeniyor olabilir; market hesabı raf ömrünü, saklama koşulunu ve hanenin kaç kişi olduğunu dışarıda bırakınca tasarruf kâğıt üzerinde kalıyor. etiket hangi hesabı saklıyor?
mevsimlik domatesi kışa saklarken fiyat hesabına kurutma, salamura ve dondurucuda saklama emeği de girer; takvim mutfakta da çalışıyor.
Bu başlığa yazmak için giriş yapın.