Ana içeriğe geç

11 entry

dolgu sözcük

Konuşmada düşünme süresi kazandıran veya duraksamayı örten; çoğu kez çıkarıldığında temel anlamı değiştirmeyen söz.
“Yani”, düşünceyi yeniden kurmadığı hâlde her cümlenin başında beliriyorsa dolgu sözcüğe dönüşür; açıklama yaptığında yeniden işe alınır.
Dolgu sözü, cümle henüz tamamlanmamışken konuşma sırasını elde tutan küçük bir sesli yer tutucudur. “Şey” ya da “yani” bazen bilgi eklemez; düşüncenin arkadan yetişmesi için konuşmaya birkaç saniyelik bekleme cebi açar.
“Şey”, “yani” ve “hani”, konuşmacıya cümleyi kurarken zaman kazandırdığında dolgu sözcük gibi çalışır. Sorun kelimenin kendisinde değil, bağlamda üstlendiği görevde; aynı “yani” başka bir yerde gerçek bir açıklama bağı kurabilir.
Konuşmada düşünme payı kazandıran ve çıkarıldığında ana anlamı çoğu kez değişmeyen söz ya da ses; şey, yani ve hani gibi.
Dolgu sözü bana göre konuşmanın fazlası değil, düşüncenin tamponudur; sessizlikten çekinen dil, zamanı küçük kelimelerle satın alır.
Konuşmada düşünme süresini dolduran ve cümlenin anlamına az katkı yapan söz; şey ve yani bağlama göre bu işi görebilir.
Dolgu sözcük her zaman dilsel moloz değildir; konuşma sırasını elde tutabilir, tereddüdü duyurabilir veya sert bir yargıyı yumuşatabilir. Yazıda budanınca cümle hızlanır, konuşmada bütünüyle kaybolunca insan bazen kullanım kılavuzu gibi duyulur.

Bu başlığa yazmak için giriş yapın.